Geçmişi düşünerek üzülme. Geleceği düşünerek kedere girme. Ölüm yanı başımızda nefes alıyor. Zamanın değerini bil ve gülümse...
13 Nisan 2017 Perşembe
Özür Dileyin, Birkez Olsun Özür Dileyin
Çocuk sesleri…
Dört bir yandan çocuk sesleri geliyor kulağıma…
Hınca hınç bağırıyorlar duymuyor musunuz?
Bir bende mi çınlıyor dedikleri…
Uykularım bir benim mi kaçıyor geceleri…
Acıları derin sessizlikler yaşıyor çocuklarımız kendi içlerinde…
Kendi içlerinde kin besleniyor, kendi içlerinde ağlıyorlar…
Ve biz hayatın düzenine erişmiş olarak dinlemiyoruz hiç onları…
Ellerine biraz para sıkıştırıyoruz,yada istediklerini alıyoruz..
Sonra…
Sonra da dönüyoruz ardımıza ve yine robotsal işlemlerle sürdürüyoruz yaşamlarımızı…
Ufacık bir gülümseyiş, bir baş okşayışı çok görüyoruz çocuklarımıza..
Onlara bırakacağımız dünyayı kirletiyor, onların yaşam alanlarını öldürüyoruz gitgide…
Eskiden sokakta oyun oynardık biz ve şimdi kendi çocuklarımızdan esirgiyoruz bu mutluluğu.
Ne çelik çomağı biliyor onlar oysa, ne istopu..Önlerine birer bilgisayar koyuyoruz ve savaşmasını öğretiyoruz , silahları gösteriyoruz.
Çiçek tutması gereken ellere silah nasıl tutulur onları anlatıyoruz ve sonra da dünya nasıl bu hale geldi diyip kendimize hiç suç bulmuyoruz…
Evet…
Evet düşünün bir kere ve aynaya baksın yüzleriniz…
Çamurlaşmış, çocuklarını her şeyden ,güzel olan her şeyden men edip onları kötülüğe mahkum edenler…
Aynaya bakın hep beraber…
Geleceğinize ağlamayın, çocukların kin beslemesine…
Onların suçu değil bu, bu aynadaki yüzlerin suçu…
Belki, belki bir yüreğiniz vardır mekanik bedeninizin içinde de belki çığlıklarını duyarsınız onların…
Ben her gece uyuyamıyorum onların hıçkırıkları karşısında…
Her gece hiçbir şey yapamamın rahatsızlığı ile özür diliyorum onlardan…
Bir kez olsun sizlerde özür dileyin yavrularınızdan…
Bir gece de kulak verin onlara…
Bir kez olsun özür dileyin onlardan…
İstedikleri tek şey sizlersiniz çünkü onların..
İstedikleri tek şey sevginiz ,yürekleriniz…
Ve belki..
Belki biraz da sizin sahip olduğunuz ama onların asla sahip olamayacakları çocukluk oyunları… Kendilerinin oynayamadığı ama çocuklarının( torunlarınızın) oynayabileceği umudu…
Hadi aynaya bakan yüzünüzle kulak verin onlara…
Ben duyuyorum , siz?
Siz duymuyor musunuz onları?
Çocuk sesleri…
Dört bir yandan çocuk sesleri geliyor kulağıma…
Hınca hınç bağırıyorlar duymuyor musunuz?
Bir bende mi çınlıyor dedikleri…
Uykularım bir benim mi kaçıyor geceleri…
Sahi sizin hiç mi kaçmıyor, sizin hiç mi vicdanınız çocuklarınızı görmüyor…
Meral Bilgiç Karahan
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Sen Gittin mi Şimdi Gerçekten?
Ne yazacağımı bilmeden aldım kalemi elime, bir insan ne yazabilir ki çok sevdiği birinin ardından. Harfleri yakalasa bile anlamlı kelimeler ...
-
Küçük bir beyazlığın ardından geliyor uyku, iniyor yavaş yavaş bedenime, göz kapaklarım kayıyor, yer çekimine yeni...
-
Canım Dedem….. Ben iyiyim, gerçekten iyiyim... Canım dedem, sana yazmaya başlamadan önce belirtmek istedim iyi oldu...
-
Ne kadar kolay herkes için konuşmak... Siz hiç daha birkaç aylık olan oğlunuza bakıp 18 sene sonrasını düşündünüz mü? Siz hiç askerlik çağın...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder