Uzun süre olmuştu, rüyalarımda
buluşmuyordum onlarla...
İtilmişliğin, çekilmiş acıların, tüm yaşanmışlıkların ardından, yükselmişti gökyüzüne onlar. Ve aynı acıları yaşamamaları sağlanırdı orada...
Bir tek şeyin noksanlığı eksik olurdu kalplerinde....
SEVGİ....
O da en önemli şeydi...
İlk kez giden sevgiliyi, ilk kez ablamı, ilk kez hiçbir şeyi düşünmeden kapamışken gözlerimi; aylar önce, benim suçum ne abla diyen o minik kız çıktı karşıma... Gülümsedim O’nu görünce, en son görüşümüz birbirimizi, acıydı çünkü...Acımıştı her yanımız onunla....
Öyle bir sarıldı ki bana, öyle bir ablam deyişi vardı ki içten, tüm sıkıntılarını unuttu yüreğim....
“-Burada her şey o kadar güzel ki ablam... Annemi istediğim zaman görebiliyorum biliyor musun? Tamam sarılamıyorum O’na ama her özlediğimde gidebiliyorum yanına...”
Gözlerinin içi gülüyordu küçük kızın... O’nu öldürenler hala yakalanmamıştı ama O artık alışmıştı, O artık unutmuştu çektiği tüm acıları...
Derken ,yanında birden ,minik bir kız daha belirdi... Yüzünde yara izleri vardı, sigara yanıkları kaplamıştı kollarını...
Onu görür görmez, biri daha dedim, bir çocuk daha kendi kendime...
İyi ama neden?
“-Abla bu Büşra... Bugün geldi daha... O’da benim gibi... O’da Samet gibi...
“-Samet...Samet nasıl peki? İyi mi?”
“-Gelecek abla, merak etme, göreceksin O’nu da...”
Gözlerimi Büşra’ya çevirdim sonra;
“-Büşra daha 6 yaşında biliyor musun abla... O’nun durumu daha kötü benden...”
Devam etmesine izin vermeden uzattım ellerimi adının Büşra olduğunu öğrendiğim miniğe... İlk başta çok korktu ama tedirgin de olsa uzattı ellerini bana...
İtilmişliğin, çekilmiş acıların, tüm yaşanmışlıkların ardından, yükselmişti gökyüzüne onlar. Ve aynı acıları yaşamamaları sağlanırdı orada...
Bir tek şeyin noksanlığı eksik olurdu kalplerinde....
SEVGİ....
O da en önemli şeydi...
İlk kez giden sevgiliyi, ilk kez ablamı, ilk kez hiçbir şeyi düşünmeden kapamışken gözlerimi; aylar önce, benim suçum ne abla diyen o minik kız çıktı karşıma... Gülümsedim O’nu görünce, en son görüşümüz birbirimizi, acıydı çünkü...Acımıştı her yanımız onunla....
Öyle bir sarıldı ki bana, öyle bir ablam deyişi vardı ki içten, tüm sıkıntılarını unuttu yüreğim....
“-Burada her şey o kadar güzel ki ablam... Annemi istediğim zaman görebiliyorum biliyor musun? Tamam sarılamıyorum O’na ama her özlediğimde gidebiliyorum yanına...”
Gözlerinin içi gülüyordu küçük kızın... O’nu öldürenler hala yakalanmamıştı ama O artık alışmıştı, O artık unutmuştu çektiği tüm acıları...
Derken ,yanında birden ,minik bir kız daha belirdi... Yüzünde yara izleri vardı, sigara yanıkları kaplamıştı kollarını...
Onu görür görmez, biri daha dedim, bir çocuk daha kendi kendime...
İyi ama neden?
“-Abla bu Büşra... Bugün geldi daha... O’da benim gibi... O’da Samet gibi...
“-Samet...Samet nasıl peki? İyi mi?”
“-Gelecek abla, merak etme, göreceksin O’nu da...”
Gözlerimi Büşra’ya çevirdim sonra;
“-Büşra daha 6 yaşında biliyor musun abla... O’nun durumu daha kötü benden...”
Devam etmesine izin vermeden uzattım ellerimi adının Büşra olduğunu öğrendiğim miniğe... İlk başta çok korktu ama tedirgin de olsa uzattı ellerini bana...
Kendime çektim...
Sarıldım...
Sıkı sıkı sarıldım kapatıp gözlerimi...
...........
...............
.....................
sinirli bir adam vuruyordu bana... Durmadan vuruyordu... Ben;
“Yapma baba...” Diyordum... Ama elimden başka bir şey gelmiyordu. Bedensel bir engelim vardı ve ben ne olduğunu bilmiyordum. Baba dediğim adam ise vurmaya devam ediyordu. Neden vurduğuna aklım ermiyordum, yaşlı gözlerle ona yalvarıyordum, o ise vurmaya devam ediyordu...
Sıcak bir şey aktı dudaklarımdan boynuma. Tadı kan olduğunu hissettiriyordu. Elimi götürdüm bilinçsizce...
...........
...............
.....................
sinirli bir adam vuruyordu bana... Durmadan vuruyordu... Ben;
“Yapma baba...” Diyordum... Ama elimden başka bir şey gelmiyordu. Bedensel bir engelim vardı ve ben ne olduğunu bilmiyordum. Baba dediğim adam ise vurmaya devam ediyordu. Neden vurduğuna aklım ermiyordum, yaşlı gözlerle ona yalvarıyordum, o ise vurmaya devam ediyordu...
Sıcak bir şey aktı dudaklarımdan boynuma. Tadı kan olduğunu hissettiriyordu. Elimi götürdüm bilinçsizce...
KIRMIZI...
Yani kan...
Yani her şey gerçek...
Baba diye yalvardığım adam duymuyordu sesimi...
Vurdukça vuruyordu, hiç acımıyordu...
Öyle fazla yanıyordu ki canım...
Öyle acıyordu ki her yerim...
Son anda, zar zor...
Son anda, zar zor...
Güçlükle...
“-İyi ama suçum ne?” Dedim bilinçsizce...
O anda durdu karşımdaki adam; ama beni duyduğundan değil, yorulduğundan durdurmuştu vurmaları.
“-Bir daha gürültü yaparsan, seni gebertirim...” Dedi kızgınlıkla ve çarptı gitti kapıyı.
..........
..............
..................
Kapı sesiyle açtığımda gözümü, dudağımdaki sıcak sıvının aktığını fark ettim umursamadan... Gözümden akan bir damla yaş aktı gözümden Büşra’nın omuzuna... Küçük kız bizi izliyordu.
Büşra ağlıyordu...
“-İyi ama suçum ne?” Dedim bilinçsizce...
O anda durdu karşımdaki adam; ama beni duyduğundan değil, yorulduğundan durdurmuştu vurmaları.
“-Bir daha gürültü yaparsan, seni gebertirim...” Dedi kızgınlıkla ve çarptı gitti kapıyı.
..........
..............
..................
Kapı sesiyle açtığımda gözümü, dudağımdaki sıcak sıvının aktığını fark ettim umursamadan... Gözümden akan bir damla yaş aktı gözümden Büşra’nın omuzuna... Küçük kız bizi izliyordu.
Büşra ağlıyordu...
Hıçkıra hıçkıra...
Sadece ağlıyordu...
“-Baba ,vurma dedim, dinlemedi ablam... Durmadı vurdu, vurma dedikçe vurdu... Vurma dedikçe daha da sert...”
“-Pşşşt....” Dedim gözyaşlarını sildim önce... Morarmış yerlerinin geçtiğini fark ettim, şaşırdım bir an... Aynı şaşkınlık onlarda da vardı.
“-Abla...” Dedi Büşra...
“-Kolların...”
Kollarım morarmıştı. Onun acısının bana geçtiğini fark ettim, mutlu oldu yüreğim...
“-Boşver... geçer...” Dedim. Sonra kaldığım yerden devam ettim....
“-Ağlamak yakışmıyor o güzel gözlerine... Evet yaşadıklarının bir gerekçesi yok, evet bunların hiçbir telafisi yok; ama elden bir şey gelmez ki miniğim... Bundan sonrasını güzelleştirmek için bir şey yapabiliriz ancak. Elimizden başka bir şey gelmez bizlerin inan...
“-Ama abla neden? Babamdı o benim... Koruması gerekirdi, vurması değil... Sevmesi gerekirdi nefret etmemeliydi...Baba dedim... Babamdı benim...”
Yine ağlamaya başladı ardından. Sarıldı sonra... Derken sigara yanığı değdi koluma.. O ağlıyordu, sıkı sıkı sarıldı bana...
Tatmadığı bir sıcaklık tatmaktı isteği...
“-Baba ,vurma dedim, dinlemedi ablam... Durmadı vurdu, vurma dedikçe vurdu... Vurma dedikçe daha da sert...”
“-Pşşşt....” Dedim gözyaşlarını sildim önce... Morarmış yerlerinin geçtiğini fark ettim, şaşırdım bir an... Aynı şaşkınlık onlarda da vardı.
“-Abla...” Dedi Büşra...
“-Kolların...”
Kollarım morarmıştı. Onun acısının bana geçtiğini fark ettim, mutlu oldu yüreğim...
“-Boşver... geçer...” Dedim. Sonra kaldığım yerden devam ettim....
“-Ağlamak yakışmıyor o güzel gözlerine... Evet yaşadıklarının bir gerekçesi yok, evet bunların hiçbir telafisi yok; ama elden bir şey gelmez ki miniğim... Bundan sonrasını güzelleştirmek için bir şey yapabiliriz ancak. Elimizden başka bir şey gelmez bizlerin inan...
“-Ama abla neden? Babamdı o benim... Koruması gerekirdi, vurması değil... Sevmesi gerekirdi nefret etmemeliydi...Baba dedim... Babamdı benim...”
Yine ağlamaya başladı ardından. Sarıldı sonra... Derken sigara yanığı değdi koluma.. O ağlıyordu, sıkı sıkı sarıldı bana...
Tatmadığı bir sıcaklık tatmaktı isteği...
Ben ise biraz olsun acısını hafifletme
düşüncesindeydim...
Sıkı sıkı sarıldım, yalnız değilsin demekti nedenim; ama yalnız kalmıştı işte... Dünyada ailesi bile yalnız bırakmıştı bu güzel meleği....
........
..............
....................
Gözlerimi kapattığım anda bir kadın dikildi karşıma. Bu da anne dediğim kadın herhalde dedim birden...
“-Çay koy..” Dedi sert bir ses tonuyla... Öyle sert konuşmuştu ki annem olamaz dedim aniden...
“-Baban çay istiyor...”
“Babam değil o benim...”
Kelimeleri çıktı ağzımdan... Minik Büşra konuşuyordu benim dilimden... Bir yandan da olanları anlamaya çalışıyordu beynim. Bir labirentteydim ve çıkış yolunu arıyordu bedenim... Bir bardak çay koydum... Salona doğru ilerlerken aynaya takıldı gözüm... yüzüm morarmıştı. Farkındaydım aslında hepsinin çünkü acıyordu etlerim, ağrıyordu bedenim...
Bir odada anne dediğim kadınla birlikte bir adam oturuyordu; ama bu baba dediğim o adam değildi. İyice şaşırdım açtım hemen gözlerimi. Büşra'ya baktım...
“-Annemin sevgilisi...” Dedi...
Nasıl bir yaşamdı bu? Bu çocuk neler yaşamıştı?
Bir öpücük kondurdum yanağına...
Derken o adama çay verirken buldum kendimi. Ne olduğunu anlayamadan, ters döndü bardak. Yanmıştı adam, küfürler savuruyordu bana... Bağırıyordu...
Bir tokat...
Sıkı sıkı sarıldım, yalnız değilsin demekti nedenim; ama yalnız kalmıştı işte... Dünyada ailesi bile yalnız bırakmıştı bu güzel meleği....
........
..............
....................
Gözlerimi kapattığım anda bir kadın dikildi karşıma. Bu da anne dediğim kadın herhalde dedim birden...
“-Çay koy..” Dedi sert bir ses tonuyla... Öyle sert konuşmuştu ki annem olamaz dedim aniden...
“-Baban çay istiyor...”
“Babam değil o benim...”
Kelimeleri çıktı ağzımdan... Minik Büşra konuşuyordu benim dilimden... Bir yandan da olanları anlamaya çalışıyordu beynim. Bir labirentteydim ve çıkış yolunu arıyordu bedenim... Bir bardak çay koydum... Salona doğru ilerlerken aynaya takıldı gözüm... yüzüm morarmıştı. Farkındaydım aslında hepsinin çünkü acıyordu etlerim, ağrıyordu bedenim...
Bir odada anne dediğim kadınla birlikte bir adam oturuyordu; ama bu baba dediğim o adam değildi. İyice şaşırdım açtım hemen gözlerimi. Büşra'ya baktım...
“-Annemin sevgilisi...” Dedi...
Nasıl bir yaşamdı bu? Bu çocuk neler yaşamıştı?
Bir öpücük kondurdum yanağına...
Derken o adama çay verirken buldum kendimi. Ne olduğunu anlayamadan, ters döndü bardak. Yanmıştı adam, küfürler savuruyordu bana... Bağırıyordu...
Bir tokat...
Derken bir tane daha...
Ama yapma demiyordum...
Ama yapma demiyordum...
Babamda vurmuştu çünkü alışmıştı
bedenim. Zoruma giden, anne dediğim kadının bakmasıydı... Oturuyor ve bir film
izler gibi izliyordu her şeyi...
Yere devrilmişken, üzerimde bir ağırlık hissettim birden. Üzerime çöreklenmişti adam... Elindeki sigarayı fark etmemle kolumdaki acıyı hissetmem arasında saniyeler vardı...
“-AAAHHHHHH...”
Her tarafımda sigara söndürüyordu. Anne dediğim kadın ise sadece bakıyordu.
Bir yandan da Büşra’nın hıçkırıklarını hissediyordum. Ama bulunduğum cehennemden çıkamıyordum..
Tam o adam sigara söndürürken, birden, yine;
“-Baba yapma...” Demeye başladım... Kıvranıyordum yerde...
Bir baba dediğim adam vuruyordu, bir diğer adam sigaralarını söndürüyordu üzerimde... Anne dediğim kadın ise sadece izliyordu... Derken halıya takılan kanlar takıldı gözüme... Artık acıyı duyumsamıyordum... Hissediyordum yavaş yavaş bitiyordu her şey...
Yere devrilmişken, üzerimde bir ağırlık hissettim birden. Üzerime çöreklenmişti adam... Elindeki sigarayı fark etmemle kolumdaki acıyı hissetmem arasında saniyeler vardı...
“-AAAHHHHHH...”
Her tarafımda sigara söndürüyordu. Anne dediğim kadın ise sadece bakıyordu.
Bir yandan da Büşra’nın hıçkırıklarını hissediyordum. Ama bulunduğum cehennemden çıkamıyordum..
Tam o adam sigara söndürürken, birden, yine;
“-Baba yapma...” Demeye başladım... Kıvranıyordum yerde...
Bir baba dediğim adam vuruyordu, bir diğer adam sigaralarını söndürüyordu üzerimde... Anne dediğim kadın ise sadece izliyordu... Derken halıya takılan kanlar takıldı gözüme... Artık acıyı duyumsamıyordum... Hissediyordum yavaş yavaş bitiyordu her şey...
Birden kapandı gözlerim...
Ve ben öldüm...
Yani Büşra öldü...
Ailesi O’nu elbirliği ile öldürdü...
Yani Büşra öldü...
Ailesi O’nu elbirliği ile öldürdü...
..........
.............
.................
Tekrar açtığımda gözlerimi, küçük kız bana bakıyordu... Biz hıçkıra hıçkıra ağlıyorduk Büşra’yla... Kollarımı görüyordum O’na sarılırken. Sigara izleri vardı kollarımın her tarafında...
“-Ağlama bebeğim... N’olur ağlama, dayanmaz yüreğim...”
O ağlıyordu...
“Babamdı abla, benim babamdı. Diğeri de annem... O bakan, izleyen kadın da annemdi benim...
Neydi suçum?
Neydi günahım?
Sakatım diye mi yaptılar böyle?”
“Sus, deme öyle... Hiç suçlu olur musun sen? Allah’ım öyle büyüktür ki vardır bir bildiği meleğim..”
Çaresiz baktı gözlerimin içine..
“Peki ne o, neden abla?”
“-Bunu bana sorma bilemem. Bildiğim tek şey bundan sonrası güzel olacak senin için...”
“-İstediğim tek şey, birazcık SEVGİydi...”
“-Biliyorum miniğim...Biliyorum...”
İstediği tek şey sevgiydi Büşra’nın... Ama öz ailesi bile esirgemişti ondan bunu...
Ne cevap verebilirdim ki? Ne cevap verebilirdik O’na?
Siz verebilir miydiniz benim yerimde olsaydınız?
Ben veremedim...
O anda küçük kız yetişti imdadıma...
“Hadi abla, Samet’te gelir neredeyse... Oyunlar oynayalım yine...
Büşra alışacaktır ablam. Hele sen unutma gelmeyi, devam et yanımıza gelmeye.... O da gülümseyecektir yeniden. Burada mutlu olacaktır. Belki de ilk defa içten gülecektir inan...”
Derken Samet geldi koşarak yanıma...
“Abla...” Dedi, sarıldı... Unutmuştu babasının, üvey annesinin yaptıklarını... Abisinin annesine verildiğini anlattı mutlulukla...
Bulutların üzerinde üç melek, dünyada çektiklerini unutuyordu yavaş yavaş...
“-Hadi bakalım...” Dedim bağırarak.
“Ben başlıyorum saymaya... Sakladın hemen... 1......2........3...........4..........5.......... 6.......”
Çığlık çığlığa gülüşerek kaçışırken onlar, ben saymaya devam ediyordum...
“Sus, deme öyle... Hiç suçlu olur musun sen? Allah’ım öyle büyüktür ki vardır bir bildiği meleğim..”
Çaresiz baktı gözlerimin içine..
“Peki ne o, neden abla?”
“-Bunu bana sorma bilemem. Bildiğim tek şey bundan sonrası güzel olacak senin için...”
“-İstediğim tek şey, birazcık SEVGİydi...”
“-Biliyorum miniğim...Biliyorum...”
İstediği tek şey sevgiydi Büşra’nın... Ama öz ailesi bile esirgemişti ondan bunu...
Ne cevap verebilirdim ki? Ne cevap verebilirdik O’na?
Siz verebilir miydiniz benim yerimde olsaydınız?
Ben veremedim...
O anda küçük kız yetişti imdadıma...
“Hadi abla, Samet’te gelir neredeyse... Oyunlar oynayalım yine...
Büşra alışacaktır ablam. Hele sen unutma gelmeyi, devam et yanımıza gelmeye.... O da gülümseyecektir yeniden. Burada mutlu olacaktır. Belki de ilk defa içten gülecektir inan...”
Derken Samet geldi koşarak yanıma...
“Abla...” Dedi, sarıldı... Unutmuştu babasının, üvey annesinin yaptıklarını... Abisinin annesine verildiğini anlattı mutlulukla...
Bulutların üzerinde üç melek, dünyada çektiklerini unutuyordu yavaş yavaş...
“-Hadi bakalım...” Dedim bağırarak.
“Ben başlıyorum saymaya... Sakladın hemen... 1......2........3...........4..........5.......... 6.......”
Çığlık çığlığa gülüşerek kaçışırken onlar, ben saymaya devam ediyordum...
.......
...........
.................
Telefon sesiyle açtım gözlerimi. Saat yediydi... İşe gitme vakti..
Penceremi açtım hemen, gökyüzüne çevirdim başımı;
“-Yarım kaldı oyunumuz ..” Dedim bulutlara bakarak. Hafif bir esintiyle;
“Seni bekliyoruz ...” Dediler bana..
“Peki...”Dedim...
Sonra dünyayı düşündüm aniden.
Ne kadar acımasızdık...
Evet o kadar acımasızdık ki kendi
çocuklarımıza bile kıyabiliyorduk...
Nasıl insanlardık biz?
Yada insan mıydık gerçekten?
Meral Bilgiç Karahan
Nasıl insanlardık biz?
Yada insan mıydık gerçekten?
Meral Bilgiç Karahan
Aralık ‘0

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder