Neden yaptın bunu…
Susma sakın susma
evet sana soruyorum neden, hayallerimiz yok muydu yarınlara dair, dostluğumuz
yok muydu her engeli aşacak…
Neden yaptın söyle;
yollarımız ayrı olsa da kalplerimiz bir demiyor muyduk her zaman…”
“……………”
“ Her zaman
birbirimize destek olacağız sözü vermemiş miydik? Sen değil miydin en kötü
anımda bana sarılıp benimle ağlayan, ben değil miydim sana “senin için her şeyi
yaparım” diyen. Bu muydu dostluğun senin… Beni yapayalnız bırakmak mıydı?
Tutunacak tek dalımken o dalı kesmek miydi eline düşen görev. Ağlıyorum
yazarken diyorsun neye ağlıyorsun niye ağlıyorsun, kalbimde bıraktığın yara
gider mi ağladığın zaman sanıyorsun..”
“……………”
“Biz değil miydik
ayrılırken sarılıp yeminler eden; çatı katında evimiz olacak diyen. Hani sarı
vosvos alacaktık birlikte üstünü açtıracak onunla diyar diyar gezecektik …
Unuttun mu önce aşkımın sonbaharına gidecektik. Hani sen 'senin cesaretin yoktu
arkadaş bizde dayanamadık seni almaya geldik çabuk ol daha benim ömrümü
kaçıracağız' diyecektin de gelmezse elini kolunu bağlayıp bagaja atacaktın. Sen
dememiş miydin “ne olursa olsun seni gülerken görmek istiyorum sakın ağlama
dayanamam” diye.. Madem dayanamazdın şu anda gözümden akıttıkların ne peki
söyler misin bana. Neden akıyor gözümden yaşlar neden yapıyorsun bunu bana
neden üzüyorsun beni. Selda gittiği zaman benim yerime gitmemiş miydin ona veda
etmeye…Trafikte dikkat et Selda’mız gitti sende gitme diyen sen değil miydin
cano.. Ben bir sana güvenmemiş miydim halbuki…”
“……………”
“Sevdiklerim
giderken bir bir sen destek çıkmamış mıydın bu yüreğe… “Hayır sen değilsin kötü
böyle düşünme…” demiyor muydun hep bana ben nedensiz, bırakıp gidenin ardından
ağlar ve kendimi suçlarken… Şimdi kim yanımda olacak sabrım tükendiği
zamanlarda kim yeniden umutlandıracak kalbimi. Şimdi bende mi atmalıyım kendimi
köprüden…
Yaşama umudum bitti anla diyerek kaçamazsın anlamam çünkü… Anlamam yapmam bunu, anlasam da anlamam…Boşuna konuşma boşuna yazma bunları bana… Önce gidip ardından mektubu yollamak var mı..”
……………
……………
……………
“Hey nereye
gidiyorsun hesap vermeden… Bu mektupta neyin nesi sana soruyorum cano… Ben
kabul etmiyorum istifanı bilesin aç artık telefonumu açta konuşayım şöyle bir
güzel azarlayayım seni, ne demek ben gidiyorum ne demek sen hayallerimize sahip
çık… Ben tek başıma o hayalleri gerçekleştirsem ne olur söyler misin bana mutlu
olur muyum sen yokken yanımda… O diyarları gezebilir miyim sensin…hani ağlamam
kıyamazdın. Bak ağlıyorum hadi gene kıyama gel…”
……………….
………………
……………….
………………
“kimsenin ağlatmasına
gerek kalmadı artık Fidan’ım, bak yüzüme evet evet bak kaldır başını kaldır da
bak yüzüme. Görüyor musun gözümden akanları. Onlar gözyaşı da değil kan. Görüyor
musun nasıl ağlıyor bedenim.. nasıl titriyorum fark ediyor musun. Hava soğuk
hissediyor musun artık… sana kızgınım biliyor musun bu lanet olası dünyada beni
bir başıma bıraktın diye kızgınım sana. Bir gidenin ardından ağlamak yetmedi
ömrünü de verdin beni ona değiştin diye kızgınım duyuyor musun beni
…………...
……………
……………
“Kız bana, bağır
çağır kus içini ben biliyorum sen içinden etmezsin dostum.. yüreğinden söylemez
maralım bunları… Ve biliyorum gelir ziyaretime biliyorum yalnız bırakmaz beni
oralarda… belki dedesine hazırladığı gibi yemeklerle gelir yanıma birlikte doya
doya güle güle yeriz birlikte, ağlama maralım affet beni daha fazla konuşamam
seninle yüzüm yok ne olur affet ve sadece sevdim bunu bil. Ona da kızma ama
beni sevmedi diye ben kendi kendime yaptım… Son kez sarılıyorum şimdi sana son
kez kokluyorum seni dostum. Hoşça kal kendine iyi bak oralarda. Ben yukarıdan
bir yerden izleyeceğim seni sakın merak etme beni. Ve sakın sevme sakın sevme…”
…………..
…………
“Fidan…
Fidan…Duyuyor musun beni. Fidan nerdesin… Fidan….”
…………..
…………..
“Burası karanlık şaka yapma ne olur, çık hadi artık bak karanlık oldu daha eve gideceğiz…
…………..
“Burası karanlık şaka yapma ne olur, çık hadi artık bak karanlık oldu daha eve gideceğiz…
Fidan…
Gitmedin dimi Fidan...
Ne olur duy beni
duy çığlıklarımı…
Dostum, canom,
Fidan…
Şakaydı de gitmedim
de buradayım seni bırakır mıyım de ne olur canom gitme… Gitme…
……….
……….
………
Burada sis var bak göremiyorum yolumu hem havada soğudu ne yaparım sensiz dışarıda kim tutar elimi söyle kim umut katar yüreğime.. Bana kötüsün dediklerinde ve ben buna inandırdığımda kendimi sen kendi benliğime karşı beni korumayacak mısın artık… ne olur çık karşıma canım, fidanım ne olur ne olur duy sesimi…
……….
……….
………
Burada sis var bak göremiyorum yolumu hem havada soğudu ne yaparım sensiz dışarıda kim tutar elimi söyle kim umut katar yüreğime.. Bana kötüsün dediklerinde ve ben buna inandırdığımda kendimi sen kendi benliğime karşı beni korumayacak mısın artık… ne olur çık karşıma canım, fidanım ne olur ne olur duy sesimi…
………..
………..
Demek gerçekti hepsi demek gerçekti yazdıkların demek gittin ne diyebilirim ki artık sana… Beni yalnız bırakma demişsin sen beni bırakırken nasıl hala bunu diyebiliyorsun bana… hani ne olursa olsun yaşamdan vazgeçmeyecektik.. hani dünyayı kurtaracaktık daha.. hani küçük mor bir kafe açacaktık kendimize ve en çok evsizlere hizmet verecektik orada… şimdi ben tek başıma nasıl yaparım hepsini şimdi ben sensiz nasıl mutlu ederim yüreğimi. niye yaptın ki bunu bana fidanım niye kıydın kendine niye kıydın bana.. güven özürlü olmuşken yüreğim sevgiye hasretken ruhum ve sadece serumdan verilen kan gibiyken senin sesin sen niye mahrum ettin beni seninle konuşmaktan.. hak mı bu yaptığın revamı bana.. neden sende acı çektirdin yüreğime, neden kırdın kalbimi hiç düzelmemek üzere… ben şimdi korkmaz mıyım herkesin bırakıp gitmesinden ben şimdi iyice kapanmaz mıyım içime… Eriyorsun demiştin en son bana hatırlıyor musun istemsizce verdiğim on kilo sonunda.. ve yemek yemem adına söz verdirmiştin bana… ben senin için kilo almaya uğraşırken sen tüm lokmaları attırmadın mı bu hareketinle sanıyorsun.. şimdi sensiz yemek girer mi boğazımdan… sen olmayacaksan artık ilerde yemek yemenin ne önemi kalıyor ki hayatımda…
niye yazıyorum ki dimi canom neden yazıyorum ne yazıyorum ki ben biliyor muyum ne yazdığımı ben biliyor muyum söyle…
içimden bağırmak hıçkıra hıçkıra ağlamak geliyor ama yapamadığım için yazmıyor muyum sessiz çığlıklarımı buraya… gitme ne olur fidanım dostum gitme bırakma beni yalnız hava soğudu hissetmiyor musun sarıl bana ısıt yeniden yüreğimi gitme dayanamıyorum ne olur kal daha çok şey var yapacak yeniden sever yüreğin inan sever yeniden yeter ki gitme.. olmuyor dediğin anda çıkar sevdiğin biri karşına sonra oda yakar canını başkası gene çıkar.. Evet sen dememiş miydin bunu bana hep senin kolunda ağlarken hatta aynısı yaşamamış mıydı yüreğim ve sen “ben demiştim” dememiş miydin büyük bir gururla bana söylediklerini niye kendine söyleyemedin niye yapmadın bunu…beni niye aramadın kötüyüm demedin bana neden hemen kaçmayı denedin. evet haklısın bırakmazdım seni bırakmazdım haklısın.. bırakmazdım..
artık takatım kalmadı yazacak hiçbir şey bulamıyorum söyleyecek tek kelimem sana helal olsun dostluğuna..ş unu bil ki hiç affetmeyecek maralın seni.. ve bundan sonra kimseye güvenmeyecek.. sakın oralardan da izleme beni bırak ben iyiyim böyle bırak uzak dur benden…sakın koruma.. hatta bırak daha çok yaksınlar canımı yaksınlar ki senin yaktığın yerlerin acısı hafiflesin…
Güle güle de demiyorum sana artık tek diyebileceğim mutlu ol ve sakın beni düşünme…
14/01/2005
saat05:45(sensiz ilk gün ağarmakta)
Meral BİLGİÇ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder